Merhaba

Foruma Hoşgeldiniz

Kayıt Olduktan Sonra Rütbe Seçmelisiniz. Ve Daha sonra Lejant Oluşturmalısınız;



 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Felicia Dubois

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Felicia Dubois



Mesaj Sayısı : 1

MesajKonu: Felicia Dubois   Salı 2 Eyl. - 21:45:13





Odanın kirli camından kendine yol bulan güneş ışığı küçük çocuğun sarı saçlarına yansıyor ve bir başak tarlası gibi parlamalarına neden okuyordu. Küçücük vücudunu pencernin pervazına sığdırmıs ve ayaklarını kendine doğru çekmişti. Başını yavaşça dizlerine koydu ve hüzünle iç çekti. Yetimhanede ki n güzel odada kalmanın üstelik bunu kendince hakedip almış olmanın hiç bir manası yoktu şuan. Diğer çocuklarla tutturduğu oyunda odayı kazanmıştı ama şuanda bir ailenin kalbini kazanma şansını kaybetmişti.Ayda yalnızca bir kere gelen o samimi çift ip gibi dizili çocukları birer birer sevip okşardı ve Aaron her seferinde onları bir kaç saniyeliğinede olsa anne-babası bilirdi. Yaşadığı heycanla ise nasıl olduğunu asla anlayamadığı havalı şeyler yapardı. Tabiiki bu havalı seyler aileleri kendinden uzaklaştırıyordu. İnsanlar neden böyle havalı şeyler yapabilen bir çocukları olsun istemiyorlardı ki... Üstelik artık 10 yaşını doldurmuştu. Kimse büyük çocuklarla ilgilenmezdi.

İmrenerek arka bahçede ip gibi dizilmiş çocuklara baktı. Kaşlarını hafifçe yukarı kaldırdı. Dağınık saçlarının ardındaki alno kırıştı. Hepsinin başını tek tek oksayan sarışın şişko kadına gözlerini kenetlemişti. Kadın Aaro'ın odasını aldığı ve ardından kavgaya tutuştuğu bu yüzden de aile edinme şansını kaybettiği James'in yanına geldiğinde nefretle küçük esmer çocuğa baktı. "Onlara benzemiyorsun bile!" Sinirle bağırdı. Küçük bir çocuğun başedebileceğinden daha sinirliydi. Başını dizlerinden kaldırdı bacaklarını göğüsünden uzaklaştırdı ve küçük ağzını nefrettele büzüştürdü. Minik kirli ellerini pençereye yapıştırdı. Şişko kadın Jamese büyük çocuklara gösterilen ilgiden fazlasını göstermişti. bunun manası genelde artık onun ailese olduğuydu ancak Aaron buna izin veremezdi. Farkında olmadan yaptığı o havalı şeylerden birini yapmaya çalışıyordu. Ne olursa.

Burada geçirdiği yılları boyunca bunu öğrenmişti. Ezmezsen ezilirsin. Korkutmazsan korkarsın. Asla korkak olmayacağına söz vermişti annesine. Hiç tanımadığı kim olduğunu bile bilemediği kadına. Ona öyle bir sevgiyle bağlıydı ki onun için çiçekler toplar ve yastığının altına kaldırırdı. Diş perisi ve benzeri hikayelere bilmezdi ama rüyalarında gördüğü annesine ,yastığının altında sakladığı çiçekleri verirdi her gece. Her sabah ise o çiçekler yüzünden dayak yerdi. Domuz burunlu şişko bakıcının tokadı ilk baslarda yüzünde 1 gün boyunca iz kalırdı. Ancak domuzcuk Aarona son attığı tokatı takiben düşen dişlerinden dolayı artık küçük çocuğa dokunmuyordu ve nezman onu görse boynuda asılı duran haclı kolyesini eline alıp korkuya küçük çocuğa bakarken bir şeyler fısıldıyordu.

Aaron hala James ile ilgilenen kadına anne hasretiyle baktı ve gözlerini James'e kaydırdı. "Özürdilerim anne." James aniden midesini tuttu ve öğle yemeğinde yediği her şeyi kadının üstüne bıraktı. Çığlık atarak geriye sıçrayan kadın dengesini kaybetti düşmemesi için kocası onu yakalamaya çalıştığındaysa ikisi birden yere yuvarlandılar. Aaron kendini tutamadı ve odanın içinde kahkahalar atmaya başladı. Camın önünden kalktı etrafında dönerek kendini yatağına attı. Gülümsemesi hala yüzündeydi. Tavana gözlerini dikti ve annesini düşünmeye başladı. Ona benziyor muydu. Oda sarışınmıydı. Belkide babasına benziyordu. Bunca zaman aklına düşmeyen bir soruyla yüzleşti aniden...Annem ve babam yaşıyor mu? Yüzünde ki gülümseme aniden yok oldu. Kafası karışmış halde tavana bakarak saatlerce durdu. Odasının dışından gelen gürültülere kulak asmadı belli ki James'in kusması büyük bir olay olmuştu. Ancak şuan bunu umursayacak bir durumda değildi. Yavaşça göz kapakları kaydı ve gözlerini perdeledi.

Sarışın uzun dalgalı saçlı bir kadın bembeyaz bir elbisenin içinde koşuyordu. Gittikçe uzaklaşıyordu. Aaron heycanla bağırdı. "ANNE" Kadın arkasına bakmadı dönmedi de. Küçük çocuk arkasından koşmak istedi kadın ilerideki ışığa yaklaştıkça gözden kayboluyordu. Birkez daha bağırdı. "ANNE GER DÖN" Kadın beyaz ışın içinde kayboldu Aaron üzüntüyle ellerine baktı. "Özürdilerim anne. Sana çiçek getiremedim."

Tık tık tık.
Tık tık tık.
Tık tık tık.

Aaron sesle birlikte gözlerini açtı. Yanaklarından süzülmüş yaşlarla yatağı ıslanmıştı. İlk kez rüyasında ağlamıştı. Gerçi bu rüya olamazdı. Annesini her zaman görürdü ancak bu kez çok farklıydı.Gözlerini tekrar yumduğu sırada onu uyandıran sesi tekrar duydu. Cama atılan bir taş gibiydi.

Tık tık tık.

Yattığı yerden hızla doğruldu. Gözlerini kapıya dikip baktı ve tekrarlanan sesle birlikte camın kenarında ki baykuşu gördü. Şaşkınlıkla yavaşça ayağa kalktı kocaman açılmış gözleri camının önğnde duran kahve rengi tüylü baykuşa kenetlenmişti. Okadar yavaş hareket ediyordu ki baykuş daha sık camı tıklatmaya başlamıştı.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Luxa André
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Gerçek Adı : ayşegül
Mesaj Sayısı : 175
Kişisel Özelliği : esrarkeş
Evcil Hayvan : pug

MesajKonu: Geri: Felicia Dubois   Perş. 4 Eyl. - 18:23:38

Rp puanınız 90, keyifli roller.

_________________


çünkü ışın spr yetenekli bi insan:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Felicia Dubois
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Karakter ve Rol Dünyası :: Oyun Vadisi :: Seviye Belirleme-
Buraya geçin: