Merhaba

Foruma Hoşgeldiniz

Kayıt Olduktan Sonra Rütbe Seçmelisiniz. Ve Daha sonra Lejant Oluşturmalısınız;



 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kamp - Toplu Kurgu

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Valeria Nerissa Wesley
SYB Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu
SYB Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu
avatar

Gerçek Adı : Ebrukot.
Mesaj Sayısı : 137
Kan Durumu : Melez.
Taraf : Bakanlık.
Kişisel Özelliği : Hafif Ukala.
Rp Partneri : Crownie.

MesajKonu: Kamp - Toplu Kurgu   Perş. 14 Ağus. - 12:10:14

Yaz tatili, öğrenciler bir araya gelerek kamp yaparlar.
Herhangi bir yazım sırası yok, buyrunuz efenim.
    Katılanlar;
    Crowley Landers
    Leia Marjouire
    Ksenija Krayevsky
    Jimmy Kenzie Fliegel
    Cristo Montrell
    Eléanor Splendore
    lleana Mıhaı
    Alex Brewston
    Alaric Vaclav
    Caitlin Gievonni
    Belle Basilevsky
    Augustin Barnabé
    Elwnyx Swiftfire

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ksenija Krayevsky
Ravenclaw V. Sınıf
Ravenclaw V. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Tugi#2
Mesaj Sayısı : 18
Kan Durumu : Melez
Rp Partneri : Leia.
Evcil Hayvan : Kaşmir, iran kedisi.

MesajKonu: Geri: Kamp - Toplu Kurgu   Cuma 15 Ağus. - 3:44:42



Kamp Zamanı





Karanlık bir odaya, mavi gözlerini açmıştı kahverengi saçlı kız. Kuşlar sanki neşeyle cıvıldaşıyor, günün ne kadar güzel geçeceğinin haberini getiriyorlardı ta gelecekten. Bir süre yerinden kalkmadan odasının tavanını seyretti. Muggle kısmından aldığı fosforlu yapışkanlar karanlığın verdiği güçle parıldıyor, kızın hoş görüntüyle kendisinden geçmesini sağlıyordu adeta. Muggle eşyalarına bayılıyordu kız. Komodininin üzerinde duran ve titremeye başlayan telefonu da buna delaletti. Kör gözlerle telefonu uzatıp Lei <3 yazısıyla yüzüne istemsiz bir gülümseme yerleşti. Sevgilisi de yeni uyanmış olmalıydı. "Efendim hayatım?" Kızın sesini duymak ona her zamanki gibi çok iyi gelmişti. Şimdi nerede buluşacaklarına karar vermek için aradığını tahmin ediyordu. Cıvıl cıvıl ses içini ısıtırken, kızın anlattıklarını ilgiyle dinlemeye çalıştı. Ama beraber geçirecekleri zamanın hayali dikkatini vermesini engelliyordu dürüst olması gerekirse. "Anladım, ormanda buluşuyoruz o zaman? Beni tanıman için fosforlu bir tişört giymeme gerek yoktur umarım." Kıkırdayarak sesli bir öpücük bağışladı kıza. Gerçekten özlemişti sevgilisini. Yazın neredeyse hiç görüşememişler, görüntülü görüşme ve telefonlarla yetinmek zorunda kalmışlardı. Neyseki Lei de onun gibi muggle teknolojisine bayılıyordu. Bu şekilde özlemleri biraz olsun dinmişti ve bugün büyük gündü!

Telefonu sevgi sözcükleriyle kapattıktan sonra ayağa fırlayıp dolabına ilerledi. Normalde süslü bir kız değildi ama bugün sevgilisine güzel görünmek, aklını başından almak istiyordu. Dolabını açıp elbiseleri bir kenara ittikten sonra açık mavi şortuna uzandı. Ağustos'un sonlarına yaklaşmalarına rağmen sıcak bir hava olmalıydı. En azından öyle umuyordu kız çünkü bugün şort giymek istiyordu. Üzerine de favori tişörtünü giyip spor ayakkabılarına uzandı. Hoşuna gitmişti aynadaki görüntüsü. Moda uzmanı sayılmazdı ama bir facia gibi görünmediğine de emindi şimdi. Bir kez daha saçlarını eliyle düzenleyip genişletilmiş sırt çantasını alıp aşağıya indi. Kahvaltı hazırlayan annesinin yanağına bir öpücük bırakıp hazırladığı ekmek dilimini aldı. Hızlı parçalar alarak bitirdikten sonra masada parıldayan vazoya dokundu. Birkaç saniye içinde helezonik bir boyut eşliğinde evden kayboldu.

Ormana adım attığında sessizce etrafına bakındı. Kimseler yok gibi görünüyordu. Biraz erkenci olduğunun farkındaydı ama kendisi gibi erkenciler olacağını da ummuştu doğrusu. Adımları kamp alanı olarak belirlenmiş kısma ilerlerken, temiz havayı biraz daha içine çekerek ilerideki büyük taşlardan birine oturdu. Çantasını yanına bırakıp içindeki telefonunu almış, Lei'ye biraz daha acele etmesini rica eden bir mesaj yollayıp ormanı izledi.

Ksenija; #4A073C



En son Ksenija Krayevsky tarafından Cuma 15 Ağus. - 20:01:37 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Crowley Landers
Hufflepuff V. Sınıf
Hufflepuff V. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 19
Kan Durumu : Melez.
Taraf : Ceryancı.
Kişisel Özelliği : Mükemmoş.
Rp Partneri : Fligel.

MesajKonu: Geri: Kamp - Toplu Kurgu   Cuma 15 Ağus. - 16:24:03

Laurent'tan almayı başardığı motorla Jimmy'nin evinin önünde bekliyordu yaklaşık yarım saattir. Son hazırlıkları yaptığını ve sonrasında giyinip geleceğini söylemişti ona ancak uzun süredir gelen giden yoktu. Jimmy'ye dair nefret ettiği yegane şey buydu, herhalde. Söz konusu bir yere gitmek ise ve bir şeyler hazırlanması gerekiyorsa içinde bir annelik güdüsü peyda oluyordu ve Crowley'nin ağaç olmasına sebebiyet veriyordu. Kimi zaman meyve dahi veriyordu genç porsuk. Söylenmeye başlamıştı, aklında gidip kapıyı çalmak vardı ki en nihayetinde Jimmy iki çanta ile ona yürümeye başlamıştı. İçlerine neler tıktığını çok merak ediyordu aslında ama asla öğrenmek için sormaya niyeti yoktu. Zira bir nutuk atmaya başlarsa kamp yerine asla gidemeyebilirlerdi. Çadırı görmediğinde kendisine soru sormayacağına dair kendisine verdiği sözü bozdu.

"Çadır almayıp bizi açık havada mı yatırmayı planlıyorsun, Jam?"
"Almadım çünkü senin getireceğin konusunda anlaşmıştık."
"Neden ben senin getireceğini hatırlıyorum peki?"
"Çünkü biraz kalın kafalısın, Crowley. Bunu da bana yıktığına inanamıyorum. Az bekle gidip kendi çadırımı alacağım ama ikimizin içine kolaylıkla sığacağına dair şüphelerim var."

İkisi de söylenmeye başlamıştı, ancak haklı olan Jimmy idi. Gerçekten de Crowley getireceğini söylemişti ancak unutkanlık onlarda aile geleneği olduğundan mütevellit o işi de sevgilisine bırakmıştı. Jimmy geri döndüğünde yüzünde hala aynı suratsız ifade vardı. Onun keyfini yerine getirmek için bir şeyler düşündü, buldu da ama geri tepeceğini bildiği için dile getirmedi.

"Surat asma tamam özür dilerim. Cezalandırmada özgürsün, ne istersen yapacağım. O iğrenç turuncu boxerı giymem söz konusu olsa dahi."

Kafasında anında muzip fikirler belireceğini bilse de kendisini affettirmek için bir şeyler feda etmesi gerekiyordu, bu da kendisinden başka bir şey olamazdı. Fliegel her ne kadar motoru kendisinin sürmesi konusunda ısrar etse de buna müsaade ederse kendisi dış kapı mandalı olacağı için en azından aralarında durarak biraz olsun onun ilgisini görmek amacıyla kendisinin kullanacağını, onun arkasında herhangi bir pislik yapmadan durmasını söyledi.

Gidecekleri orman Fliegelların evine çok da uzak değildi. Yirmi beş dakika gibi bir sürede varmışlardı. Yalnız bir kişinin geldiğini gördüğünde geç kalmadıklarını düşünüp, sevindi. Bir yerlere gecikmekten nefret ederdi. Motordan önce Jimmy inmişti ve ona gözlerine mukayyet olmasını emreden bakışlar atmıştı. Görmezden gelmeyi isterdi elbette ama sonrasında üzerinde Çin işkencelerinin deneneceğinden bihaber olsaydı. "Ksenija'ydı değil mi? Uzun süredir yalnız beklemiyorsundur umarım."


En son Crowley Landers tarafından Cuma 15 Ağus. - 19:37:37 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eléanor Splendore
Slytherin V. Sınıf
Slytherin V. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Merve.
Mesaj Sayısı : 58
Kan Durumu : Melez.
Kişisel Özelliği : Uykusuz, aksi, lanet.

MesajKonu: Geri: Kamp - Toplu Kurgu   Cuma 15 Ağus. - 18:53:59



Güç bela ördüğü saçlarının ucunu elinde tutarak ufak tefek bir toka bulabilmek için kıç kadar odanın her bir metrekaresini arşınlayan turunçgil, nihayet beynini zorlayarak ıvır zıvırlarını koyduğu kutunun komodinin üzerinden ona doğru sırıttığını gördü. Puantiyeli ve şeker mi şeker bu kutu uzun bir süredir Eléanor cadısının çar çapul ne varsa her birinin sahipliğini yapıyordu. Kutudan çıkardığı tokayı saçlarına takması çok uzun sürmedi daha sonra akşamdan hazırladığı çantalarına doğru bakındı ve her şeyi teker teker kontrol etti. Çadırı elbette vardı fakat çadırını paylaşacak henüz kimsesi yoktu. Lucrezia olsaydı belki onunla paylaşabilirdi fakat ne yazık ki o katılmak istememişti. Belle cadısıyla kalmayı düşündüğünde aklında beliren o munzur fikirler cadıyı kıkırdatmaya yetmişti. Lucas’ı düşündü, keşke demeden edemedi, o olsaydı bütün kamp gerçekten eğlenceli olabilirdi. Çadırını da seve seve elbette paylaşabilirdi. Hatta daha fazlasını bile kabullenebilir, her şeyin bambaşka olmasına izin verebilirdi! Dudaklarında beliren o alaycı gülümseme bütün yüzüne dağıldı. Daha şimdiden içten içe heyecanlıydı, olacak her şey için kendini capcanlı ve hazır hissediyordu.

Cebinden çıkardığı telefonunun rehberini kurcalamaya başladı sarışın adını gördü ve cadıyı aramak için hazırlandı. Telefonu açan cadı beklediğinin aksine sakindi ve Eléanor daha fazla uzatmadan konuya girdi, “N’aber sarışın, görüşmeyeli uzun zaman oldu evet evet biliyorum sus da beni dinle biraz. Çadırım devasa büyüklükte ama gel gör, paylaşacak kimsem yok…” dedi ve üzüntülüymüşçesine hıım çekti, yüzünde hala alaycı gülüşü salınıyordu. “Tamam be amma laf yaptın kimseyle aramın iyi olmasını ben istemiyorum zat... Kızım benimle kalacak mısın kalmayacak mısın laf salatası yapma bana be!” dedi ve olumlu cevabın sonrasında bu görüşmeyi daha fazla uzatmasının anlamı olmayacağını düşünerek telefonunu cebine koydu. Nasıl olsa kamp süresi boyunca aynı çadırda olacaklar ve ona katlanmak zorunda kalacaktı. Diğer herkese karşı içten içe tiksinti besliyor her birinden olabildiğince nefret ediyordu fakat eğlenebilmek için her şeye katlanabileceğini düşünüyordu. Nihayetinde onlar bile bu turunçgile katlanmayı göze almıştı, Eléanor mu katlanmayacaktı!

Sırt çantasının ağırlığı minyon cadıyı zorluyor olsa da anahtar sayesinde bütün yolu zaten gelmişti, büyü dünyası ne muazzam bir şeydi. Gözlerini ağaçların üzerinde gezdiriyor, ormanın derinliklerine doğru kendini atarken doğanın eşsizliğine hayret ediyordu. Doğa onun için mucizevi bir şeydi, toprak ve havanın bütünleşerek meydana getirdiği bu mucizevi olay dünyayı çepeçevre sardıkça yaşam salgılıyordu. İlerlerken ağaçların gövdesine narin dokunuşlar bırakarak ilerliyor her adımında daha da hayran kalıyordu. Esas yaşam buydu ona göre, büyülü dünya dedikleri aslında tam olarak doğaydı onun için. Az ilerde toplanmış birkaç kişiyi gözleri yarım yamalak seçebiliyordu, lenslerini takmayı nasıl unuttuysa artık, görmekte zorluk çekiyordu. Neyse ki çantasında daima bulundurduğu kavanoz tipi olmasa da ona yaklaşan gözlüğü yanındaydı. Biri hufflepuff çocuğu öbürü de ravenclaw ineğiydi, nihayet gözleri ayırt edebilmişti. Yanlarına doğru iliştiğinde selam vermeyi geciktirmedi, ”Selamlar, ne kadar muhteşem bir gün, değil mi?” üzerinde dolaşan hayretli bakışlara karşı koyamadı ve onları ikna etmeye çalışırcasına çenesini tekrar açtı “Evet canımlar, benim için bile muhteşem!” dedi ve yüzüne samimi bir gülümseme yayıldı.



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Belle Basilevsky
Ravenclaw V. Sınıf
Ravenclaw V. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : ayşegül
Mesaj Sayısı : 54
Taraf : kırmızı ruj
Kişisel Özelliği :
Rp Partneri : lucas'ı eléanor'a yar etmem. <3
Özel Yeteneği : . Metamorfmagus

MesajKonu: Geri: Kamp - Toplu Kurgu   Cuma 15 Ağus. - 21:52:11


Çocukluğunda okuduğu bir kitabın etkisiyle hayallerini süslediği ‘kamp yapma’ işini nihayet gerçekleştirme fırsatı bulmuştu Belle, kaçıramazdı. Yattığı yerden toprağı hissetmek, vahşi doğayla başbaşayken hayatta kalma mücadelesi vermek, geceleri kurtadamların ulumaları ve belki de sentorların koşuşturma sesleriyle uyumak… Bunlar Belle’e kimsenin aklının eremeyeceği bir şekilde haz veriyordu. Godric’s Hollow sınırını geçtiğinden bu yana içinde dünyanın bütün kelebeklerini tutuyordu ve muhtemelen kamp bitene kadar içinde tutmaya devam edecekti. Kamp alanına doğru ilerlerken aldığı talihsiz bir telefon konuşması, Belle’in bütün heyecanının ve *kamp hayalleri*nin içine etmeye yetmişti. Çocukluğunda kurduğu ve gelişiminin her safhasında hayal gücüyle büyüttüğü kendi sihirli dünyasının her parçasını yine kendi elleriyle hiç zorlanmadan yıkmayı çok güzel becermişti. Kendi hayatının içine etmekte bir numaraydı. Ne zaman birini incitmek istese, bu çabası dönüp dolaşıp kendini üzmesiyle sonuçlanıyordu. Ne diye kabul etmişti Elénaor cadısıyla aynı çadırda kalmayı? Belki üzerine kustuğu için biraz mahcup hissediyor olabilirdi ama bu içindeki çocuğa ihanet etmesini gerektirmezdi. Zayıflığına yenik düşüp reddederse, Elénaor başına daha da büyük sorunlar açabilirdi. İki ucu boklu değnek dedikleri şey tam da Belle’in başına gelen şeydi.

Belle hafif adımlarla toprak zemindeki kurumaya yüz tutmuş yaprakları çatırdatmamaya çalışarak yürürken bir yandan da almış olması gerekenler listesini 465486. kez kontrol ediyordu. Sırtında taşıdığı hayvani boyuttaki çantası ağırlığıyla yeteri kadar malzeme getirdiğini adeta yakarıyordu ama Belle alt tarafı birazcık(!) ağır bir çantayı taşımaktan şikayet etmeyecek kadar hırslı bir kızdı. Getirmesi gereken malzemeleri son kez yokladıktan sonra zihni yasak bölgeye doğru kaymaya başladı. Lucas. “Ne vardı sanki kampa gelmeyecek,” diye söyleniyordu çadırlar ufukta görünmeye başladığında. Lucas da orada olsaydı, Elénaor’la kamp belki daha çekilir hâle gelebilirdi. “Hayır, Lucas burada olsaydı bu bir felaket olurdu. Elénaor gözümün önünde yiyip bitirirdi çocuğu,” düşünceleri kafasına dank ettiğinde kamp alanına pek yaklaşmıştı. Lucas’ı düşünürken sırtındaki yük ve ellerindeki çantalar bir tüy kadar hafif geliyordu Belle’e. Bu kadar mı yanık hâle getirmişti kendini? Zihni yasak bölgeden ve Lucas ile ilgili düşüncelerden sıyrılıp tekrar kampa yöneldi. Her ne zaman harika olacağını düşünse zihninde Elénaor’un yelloz suratı beliriyordu. Belki de sürekli çadırda kalmasına gerek kalmazdı, takılacak başka insanlar bulurdu. Belki uyumasına bile gerek kalmazdı. Belki de Elénaor geberirdi. Belki.


_________________


ya sen şapşik misin:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Augustin Barnabé
Slytherin V. Sınıf
Slytherin V. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : umut.
Mesaj Sayısı : 22
Kan Durumu : melez.
Taraf : maradh.
Kişisel Özelliği : eğlenceli.
Rp Partneri : none.
Özel Yeteneği : Çatalağız
Evcil Hayvan : dustin isimli bir örümcek.

MesajKonu: Geri: Kamp - Toplu Kurgu   Cuma 15 Ağus. - 23:14:24

Güzel bir hafta sonuna açmıştı gözlerini genç büyücü. Yatağında bir sağa bir sola dönerek uykusunu açmaya çalışmaktaydı. Kıvırcık saçları sanki kalıp tutmuşcasına hiç bozulmamıştı fakat bu duş almaması için bir sebep değildi tabiki. Güneş odasını tamamen aydınlatmış, gözlerini tam olarak açamamasına rağmen her tarafı net bir şekilde görmesini sağlamıştı büyücünün. Odanın krem ve kahve tonlarındaki  benzersiz uyumu ve düzenli görünümü onun uyanmasına yardımcı oluyordu. İçini kaplayan rahatlık ve huzur duygusu bozulacaktı elbet, hem de kısa bir süre sonra. Rüyasında mutluydu oysa ki genç büyücü. İstediği her şeyi elde etmiş, kendisinin yarattığı bir paralel evrende istediği kişilerle birlikte olmaktan mutluydu. Fakat her rüya gibi sekiz saniye sürdüğünü anladığında bu olay onun için hayal kırıklığı derecesine ulaşmıştı. Gözünü tamamen açması ile güneş ışığının göz bebeğine temas etmesi biraz canını yakmıştı. Ve rüyasının etkisinden çıkarak gözlerini ovuşturması an meselesi olmuştu. O anda aklından geçirdiği tek bir düşünce vardı. 'Bu lanet olası kampa neden katıldım ki ben?'

Yatağından doğrularak oturma pozisyonu aldı genç adam. Ardından kollarını yukarıya doğru kaldırıp esneyerek güne hazır olmak için ufak egzersizlerle kaslarını rahatlattı. Tamamen doğrularak ayağa kalktığında ise arkasında gördüğü dağınık yatağı fark ettiğinde yatağın sağında bulunan komidinin üzerindeki asasına elini uzatıp kavrayarak yatağa doğru bir - iki kez salladı. Çarşaflar hareket ederek kendilerini katlarken asasını pijamasına sıkıştırıp odayı terketmek üzere yola koyuldu genç büyücü. Kapıdan dışarıya çıktığında büyük holün daha loş bir ışıklandırmaya sahip olduğunu fark ettiğinde sevinmişti. En azından göz bebeklerine zarar vermiyordu artık ışık. Sağ taraftaki ahşap kapıyı eliyle aralayıp içeriye doğru bir adım attı. Ardından içeriye girer girmez pijamasına sıkıştırdığı asasını çıkarıp bir dolabın üzerine bıraktıktan sonra üzerindekileri çıkarmaya başladı. Son olarak üzerindeki tişörtü de çıkardıktan sonra duşa girip musluğa doğru elini uzattı ve suyun gelmesini bekledi. Kıvırcık saçlarına nüfuz eden su taneleri omuzlarına düşerek tüm vücuduna ilerliyordu. Naneli şampuanın vermiş olduğu muhteşem ferahlığı tüm hücrelerinde hisseden büyücü, duş jeli ile vücudunu kapladıktan sonra kendisini suyun berraklığına bırakmıştı. Birkaç dakika sonra tüm vücudunun şampuan ve duş jeli kalıntılarından arındığını fark ettiğinde elini musluğa uzatarak suyun akışını durdurdu ve kabinin üzerindeki havluya uzanarak tüm vücuduna sardı. Kabinden dışarıya attığı adım ile sağ tarafta bulunan lavaboya doğru ilerleyerek baş havlusuna da elini uzattı ve kıvırcık fakat bir o kadar da gür saçlarını kurulamaya başladı. Acelesi olduğunu hissettiği için sağ tarafında bulunan dolabın kapağını aralayarak içerisinden saç kurutma makinesine elini uzatarak bulunduğu yerden çıkardı ve fişini dolabın yanındaki prize takmayı başardı. Üzerindeki düğmeyi en son ayara getirdikten sonra diğer elindeki havlu ile bir yandan kurularken diğer yandan saç kurutma makinesi ile sıcak hava temasında bulunuyordu. Kısa bir süre sonra saçının hiçbir tutamında ıslaklık kalmadığında saç kurutma makinesinin düğmesine basıp kapattı ve fişini çıkarıp eski yerine, dolaba geri koydu. Dolabın üst kısmındaki diş fırçası ve macununu alıp, macunu diş fırçasının üzerine reklamlardaki gibi yerleştirdikten sonra ağzına götürdü ve dişlerini fırçalamaya başladı. Dairesel hareketlerle dişlerini fırçalarken düşünebildiği tek şey aynaya baktığında gördüğü görüntünün ne kadar çekici olduğuydu. Fırçalama seansı sona erdiğinde lavabonun musluğunu açarak ağzına bir miktar su alıp çalkaladı ve lavaboya tükürdü. Artık banyodaki işi bittiğine göre üzerini giyinmeye başlayabilirdi. Bıraktığı yerden asasını alarak kapıya doğru ilerledi ve banyoyu terketti.

Tekrar odasına döndüğünde odanın toparlanmış olduğunu gördüğünde buna sevinmişti genç büyücü. Pencerenin sol tarafında bulunan dolaba doğru ilerlerken kafasında ne giyeceğine dair birkaç plan yapmıştı fakat bu planlar hava ile uyumsuz olduğundan dolabı açtığında karşılaşacağı manzara onun için daha önemliydi. Dolaba vardığında kapağını araladı ve kısa kollu yeşilimsi bir kot gömlek dikkatini çekti ilk baktığında. Onu çıkararak yatağın üzerine attı ve ardından altına bir pantolon veya kapri arayışına girdi. Bordo bir kapri gözüne ilişti fakat karar vermeden önce onu da gömleğin yanına koyarak renk uyumuna baktı. Gayet uyumlu duruyordu büyücüye göre. Ve çekmeceden bir babet çorabı alarak -yazları bu çorapları tercih ediyordu- yatağının başına döndü ve üzerini giyinmeye başladı. Gömleğin üst iki düğmesini açık bırakarak göğüs kaslarını sergilemenin iyi olacağını düşündü. Ve altına bordo spor ayakkabılarının yakışacağını düşündüğünden ayakkabı dolabına doğru ilerleyip spor ayakkabılarını bulunduğu bölmeden alarak odasından ayrıldı genç büyücü.Hole vardığında dümdüz ilerleyip merdivenlere doğru yaklaştı. Merdivenlerden aşağıya inerken valizlerini bir gün önceden hazırlamış olduğundan dolayı herhangi bir eksik kalıp kalmadığını düşünerek herşeyin kontrolünü sağladı. Ayakkabılarını ayağına geçirerek valizlerine doğru yürümeye başladı büyücü. Ve valizine elini uzattıktan sonra şöminesine doğru ilerledi ve bir miktar uç uç tozunu şömineye bırakarak "Godric's Hollow..." şeklinde bir uğultu bıraktı arkasında, evi terketti.

Birkaç saniye sonra ormana yakın bir yerde belirivermişti büyücü. Henüz cisimlenme dersi almamış olmaları onu üzüyor olsa da, muhteşem görüntüsünü bozmadan emin adımlarla bildiği kestirme yoldan ormana doğru ilerlemeye başlamıştı. Godric's Hollow yılın bu zamanları gayet sessiz bir yerdi. Sadece noel arifesinde canlanan bu bölgede yılın en sakin olduğu dönemlerdi yine. Meydanın sağ tarafındaki kestirme yolu takip ederek ormana doğru ilerlerken bir yandan da karşılaşacağı insanları hiç özlemediğini fark ediyordu Augustin. Elini cebine atarak Marlboro Touch paketini çıkardı ve kapağını açtıktan sonra bir adet sigara alıp ağzına götürdü. Sigara ağzında dururken paketin kapağını kapatarak yeniden cebine koydu ve sağ taraftaki çakmak cebinden çakmağını çıkararak sol elini sigaraya siper ederek çakmağa basarak sigarasını yaktı. Derin bir nefes çekerek tüm sabahın stresini omuzlarından atmıştı genç büyücü. Güneş tam tepeye doğru ilerlerken elindeki çantanın önündeki fermuara doğru uzanarak fermuarı aralayıp içerisinden güneş gözlüğünü aldı ve yüzüne yerleştirdi. Tam tatilci modunda görünüyordu genç büyücü, muggleların her Haziran ve Temmuz aylarında işten izin alarak güney bölgelerindeki otellere hücum ederken dışarıya verdiği izlenimi veriyordu şu anki ruh hali. Fakat tek bir fark vardı, istikamet ormana doğru ve ormanda kamp yapmaya yönelikti. Yavaş yavaş ormana yaklaştığında uzakta birkaç kişiyi görür gibi oldu büyücü. Biseksüel gençler Crowley ve Ksenija uzaktan belli oluyordu. Yanlarında partnerleri yok iken hüzün dolu yüzleri onları gerçekten dikkat çekici kılıyordu. Yanlarında ise Eléanor ve Belle bulunmaktaydı. Eléanor'a selam bile vermeyi düşünmüyordu büyücü. O kıza bir türlü ısınamamıştı, nedenini bilmese de. İkisi de aynı binadan ve beş yıldır aynı sınıfta öğrenim görmelerine rağmen hiçbir şekilde bir ortak nokta bulamamışlardı. Belle ile yine zıtlaşmaya yönelik de olsa biraz muhabbeti olmuştu fakat Eléanor ile o dahi olmamıştı. Arkadaşlarına iyice yaklaştığında gözlüklerinin altından onlara bir bakış sergileyerek gülümsedi ve dudaklarını aralayarak kendi tarzında selamını verdi. "Hey Crowley, bugün daha bir erkeksi görünüyorsun, orman yaramış." dedikten sonra Ksenija'ya dönerek "Ooo, burada sayınız artmış, Belle, gel tatlım türümüz tehlike altında, birbirimize sahip çıkalım!" diyerek elinde tuttuğu sigarasını yeniden ağzına götürüp bir duman daha çekerek etrafındakileri süzmeye başladı. 'Lanet olsun, bu kamp bitsin artık.'
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elwnyx Swiftfire
Slytherin III. Sınıf
Slytherin III. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Işın
Mesaj Sayısı : 81
Kan Durumu : A rh +
Taraf : Belirsiz
Kişisel Özelliği : Sosyopat
Rp Partneri : Herkes olabilir, Ruh haline bağlı
Evcil Hayvan : Kedi

MesajKonu: Geri: Kamp - Toplu Kurgu   Çarş. 27 Ağus. - 19:16:42

Ensesindeki teri yeşil bir mendille silip şortunun cebine sıkıştıran kız,mor saçlarını ensesine hiç bir şekilde değmeyecek şekilde toplamıştı. Çantasını yerde sürükleyip, kuru toprakta derin bir iz bırakarak kalabalık kamp gurubunun arasına girdi. Kendisinden üst sınıfta olan Elenor'un ve Belle'nin arasında dikildi. Kollarını gererek ağzını kapatmadan esnedi. Çekiştirdiği çantasını ayaklarının dibine iyice getirip sapını bıraktı. İnsanların yüzlerine bakarak hızlı bir ön bilgi oluşturdu kendisi için. Kırmızı saçlı kızı ve kıvırcık oğlanı ortak salonda daha önce görmüştü. Onları çok fazla incelemeye gerek duymadı. Kafasını hafifçe yana eğip büyük gözlü kızın gözlerinin içine baktı.

"Tanışmamıştık değil mi? Ben Elwnyx."

Elini kıza doğru uzatıp çarpık gülümsemesiyle gülümsedi. Kampa en başından gelmek istememiş olmasına rağmen kendisini oyalacak bir şeyleri bulduğunu düşündü. Belle'nin Elenor'a delip geçen bakışlarını görmemesi imkansızdı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Belle Basilevsky
Ravenclaw V. Sınıf
Ravenclaw V. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : ayşegül
Mesaj Sayısı : 54
Taraf : kırmızı ruj
Kişisel Özelliği :
Rp Partneri : lucas'ı eléanor'a yar etmem. <3
Özel Yeteneği : . Metamorfmagus

MesajKonu: Geri: Kamp - Toplu Kurgu   Çarş. 27 Ağus. - 20:19:41

Kamp için mükemmel planlara sahipti Belle, Eléanor’la aynı odayı paylaşacaklarını kararlaştırdıkları o lanet olası ana kadar. Belki üvey kardeşi olduğu bilgisinden yoksun olsaydı ona karşı daha sert olabilirdi. Kimi kandırıyordu, Eléanor cadısıyla uğraşmak tırnağını kırmaya bile değmezdi. Çadırlar kurulmuş, muhabbetler çoktan başlamıştı. Belle olabildiğince yalnız takılmaya, doğanın tadına varmaya çalışıyordu. Asasını ve cep telefonunu aynı anda taşımaya bir türlü alışamamıştı. Bir yandan telefonundan internete bağlanıyor, bir yandan da yapması gereken işleri pratikleştiren ufak çaplı büyüler yapıyordu. Bir muggle’ın isteyeceği her şeye o anda sahipti. Çadırların arasından geçiyorken diğer büyücü ve cadıların yüzlerini inceliyordu. Ağızlarını okumaya çalışarak karşılarındaki insanlara neler anlatmaya çalıştıklarını çözmek için uğraşıyordu. İşin komik yanı, okuyabiliyordu da. Bir anlık zaman diliminde çok fazla şeyin farkına varıyor, inceliyor, düşünüyordu ve yine karşı konulmaz zekasını sergiliyordu kendine. Zihninin bir köşesinde hâlâ Lucas duruyordu lakin onu düşünmemek için diğer her şeye odaklanma çabaları içine girmişti Belle. Kamp için fazla abartılı kıyafeti ve makyajı olmasa, tam bir taşra kızı sayılırdı. Kendine asla itiraf etmeyecekti bu abartı görünümünün içindeki taşra kızını saklamak için bir kamufle görevi gördüğünü. Çevresine tekrar göz gezdirmeye başlarken bir yandan da derin düşünceler içinde boğuluyordu. Çevresini gözlemlediğinde Hogwarts’takinden farklı bir atmosfer görmediğini fark etti Belle ve bu durum biraz onu rahatsız etti. Augustin kamptan nefret ettiğini bariz bir şekilde belli ediyordu, Eléanor her zamanki huysuzluklarıyla ortalığı velveleye veriyordu. Kamptan zevk almaya çalışan bir tek kendisi miydi?

Zihni içinde bir tur daha attıktan sonra mor saçlı garip kızın iri gözlerini onunkilere diktiğinin farkına vardı Belle. Kendini tanıttığında ve tebessüm ettiğinde garip bakışlarından eser kalmamıştı. Elwnyx… Belle’in duyduğu en garip isim bile olabilirdi. Slytherin binasından olduğunu duruş şeklinden bile anlayabilirdi Belle. Elwnyx belli ettiğinden değil, Belle zeka fışkırdığından. Binasına göre fazla sevimli ve dost canlısı görünüyordu. “Belle,” dedi uzattığı elini hafifçe sıkarken. “Hayır tanışmamıştık Elwnyx. Elw dememde bir sakınca var mı? Çünkü aksi taktirde sana her seslendiğimde adının nasıl telaffuz edildiğini düşünürken boşu boşuna efor sarfetmem gerekecek.” Belle son zamanlarda Slytherin binasından öğrencilere fazla ukala davranıyordu. Ona iyi davrananlara bile. Derdi neydi? Seçmen Şapka’yı bir daha görmesi gerekmeyecekti, öyle değil mi? Yine fazla düşünüyordu. Aksi davranışlarının en basit açıklaması aybaşının gelmiş olması bile olabilirdi. Ukalalığını örtbas etmek için suratına anlamsız bir tebessüm yerleştirdi ki Lucas’ı düşünmesi bile bu anlamsız gülümsemenin suratına yapışmasına epey yardımcı olmuştu. Bu aptal gülümseme de sözlerinin bir çeşit espriye dönüşmesini sağlamıştı.

_________________


ya sen şapşik misin:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Elwnyx Swiftfire
Slytherin III. Sınıf
Slytherin III. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Işın
Mesaj Sayısı : 81
Kan Durumu : A rh +
Taraf : Belirsiz
Kişisel Özelliği : Sosyopat
Rp Partneri : Herkes olabilir, Ruh haline bağlı
Evcil Hayvan : Kedi

MesajKonu: Geri: Kamp - Toplu Kurgu   Çarş. 27 Ağus. - 20:31:50

Hafifçe sıkılan elini samimiyetini belli etmek için içtenlikle çok da sert olmamasına dikkat ederek sıktı. Kızın kendisiyle konuşmasınıdaki ses tonunun tınısından Slytherinlilere karşı bir ön yargı durumu olduğu izlenimi edindi. Belle'nin kendi ismiyle ilgili yaptığı espiriye ufak bir kahkaha attı.

"Pişşt mor falan diye seslenmediğin sürece Elw demen de hiç bir sakınca yok. İsmim hakkaten uzun. Kafası kırık ebebeynlerimin olması lazım. Kafalar karışıktı sanırım bu ismi koyarlarken."

Yere daha önceden bırakmış olduğu çantasının yanına bacaklarını toplayarak oturdu. Ayakta olanlara aşağıdan bakarak konuşmaya devam etti.

"Bu kamp alanı tam olarak nerede? Zorla gönderilme gibi bir durumum oldu ve ne yapılacak hiç bir fikrim yok. "

Kollarını arkasına doğru atıp güneşe gözlerini kısarak bakar. Bu sıcakta hele ki bu kadar erken saatte güneşin altında olmanın verdiği hoşnutsuzlukla yüzünü ekşitti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Leia Marjouire
Ravenclaw V. Sınıf
Ravenclaw V. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : Mina.
Mesaj Sayısı : 7
Kan Durumu : Melez.
Taraf : Aydınlık.
Kişisel Özelliği : Aşırı soğukkanlı bu hatun.
Rp Partneri : Ksenija olmalı, tabii Tugi'nin karakterlerini yine karıştırmıyorsam, yis.
Özel Yeteneği : Tam Görücü.
Evcil Hayvan : Albele isminde bir Sibirya kurdu var.

MesajKonu: Geri: Kamp - Toplu Kurgu   Perş. 28 Ağus. - 14:02:28

Geç kalmanın etkisiyle afallamış bir hâlde alel acele üzerini giyindi. Neredeyse öğlen olmasına rağmen cadı henüz yeni uyanmıştı ve onun için henüz sabahın erken saatleriydi. Geceleri asla erken yatmaz, sabahları da asla erken kalkmazdı. Ablası bu yüzden ona kızsa da, hatta sabahları başından bir bardak su dökerek onu uyandırıyor olsa da, düzenini bozmazdı işte. Ne de olsa huylu huyundan vazgeçmezdi. Telefonunda beliren isimle irkildi. Sevgilisini arayıp, ona haber vermeliydi. Titreyen parmaklarıyla zar zor kızın numarasını tuşladı. Sabahları hep elleri titrerdi zaten. Kızın sesini duyunca kendine geldi ve uykusunun açıldığını hissetti. Birazdan geleceğini ve ormanda buluşacaklarını söylemişti kıza. Yüzünde kocaman bir gülümseme belirmişti. Elbette bunda sevgilisinin büyük payı vardı. Tüm zamanlarını beraber geçireceklerdi, bu da kaçamak yapabilmek için bol bol zamanları olacak demekti. Yüzüne sinsi bir gülümseme yerleştirirken, kapatması gerektiğini söyleyip telefonu kapattı.

Ormana geldiğinde sevgilisini buldu, hoş ondan başka kimse yoktu henüz. En azından bulundukları kısımda. Kalabalığı severdi, lâkin sevgilisiyle başbaşa kalmayı daha çok seviyordu. Ki onunla oldukları zamanları hiçbir şeye değişmezdi. Bir Huff ve bolca Slyhterin öğrencisi görünce, yalnız kalamayacaklarını anladı. Ne var ki onlarında kendi hâllerinde, başka planları olduğuna emindi. Başlarında bekleyecek hâlleri yoktu ya. Kızın arkasından hafifçe yaklaştı ve beline sımsıkı sarıldı. Kızın açık kestane saçlarını yavaşça arkaya attırırken, boynuna ufak bir buse kondurdu. Dudaklarının bütün sıcaklığını hissettirebildiğini umuyordu, tıpkı kalbinin sevgilisini görünce pır pır edip sımsıcak olması gibi. ''Ben geldim sevgilim. Özür dilerim seni beklettiğim için.'' Gülümsedi. Kızın kokusunu çekebildiğince ciğerlerine çekiyordu. Hiç olmadığı kadar mutluydu. Sevgilisinin yanında olmasının verdiği o özel mutluluk. ''Ama kendimi affettireceğim. Söz veriyorum.'' Nasıl affettireceğini, ikisi de biliyordu. Birbirlerine bakıp gülümserlerken, aniden sarıldılar. İstemsizce olmuştu fakat kızın bedenini, kollarının arasında hissetmek inanılmaz bir huzur veriyordu. En yakın zamanda beraber çimlere uzanıp, gökyüzüne bakarak derin hayallere dalacaklardı. Mutluluğu gözlerinden okunurken, tek yapabildiği âşık olduğu sûrete bakabilmekti öylece, büyülenmişçesine.


    Ksenija; #1c313a
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Kamp - Toplu Kurgu   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kamp - Toplu Kurgu
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Büyücü Mekanları :: Godric's Hollow :: Orman-
Buraya geçin: