Merhaba

Foruma Hoşgeldiniz

Kayıt Olduktan Sonra Rütbe Seçmelisiniz. Ve Daha sonra Lejant Oluşturmalısınız;



 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Xavier John Redmond-Puan Yükseltme

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Alaric Václav
Slytherin IV. Sınıf
Slytherin IV. Sınıf
avatar

Gerçek Adı : ΘZΛN
Mesaj Sayısı : 16
Kan Durumu : Melez
Taraf : Tarafsız

MesajKonu: Xavier John Redmond-Puan Yükseltme   Çarş. 6 Ağus. - 14:03:47

-17 YIL ÖNCE-

Ergenlik çağımla beraber on iki yaşımda ilk dönüşümümü gerçekleştirmeden önce büyük bir sıkıntı çekiyordum. Dönüşümün adım adım geleceğini hissediyor vücudumun her yeri acıyordu. İlk dönüşümümün dolunayda olması ise daha da zorlaştırıyordu bu işi...

Dolunay günü gelip çatmıştı vücudumdaki ağrılar dinmek bilmiyor gözlerim yanıyordu. Aynı zamanda içimde kaynayan enerji yüzünden yerimde duramıyordum. Hava kararıyordu yağmur yağmaya başlamış bulutların arasından kendini zor zar gösteriyordu dolunay. Tam tepeye ulaştığında ise dönüşüm gerçekleşecekti. Babam kendi dönüşümünün sıkıntısına düşmüş annem ise sürekli bir şey olmayacağını, canımın yanmayacağını söylüyordu. Yanında merakı da getiren korku içimde yükseliyor beni daha çok sıkıntıya sokuyordu.

Yağmur dinmek bilmemişti fazla hızlı olmasa da dışarıda annemle konuşmak için sesimi biraz yükseltmem gerekiyordu. Dolunay tam tepeye varmış dönüşüm başlamıştı sürü üyeleri tek tek dönüşmeye başlamıştı hırıltılar yükseliyordu ormanın ortasındaki evimizden. Yağmur sesi duyulmamaya başlamıştı hırıltılar yüzünden korkudan ne yapacağımı bilmiyor diğerlerini dalgın bir şekilde izliyordum yakınımdan bir uluma sesi geldiğin de ürküp sağıma doğru döndüğümde annemin dönüşüp bana baktığını görmüştüm. Etrafıma baktığımda diğer bütün sürü üyeleri kendilerini tutmaya çalışıyorlardı. Şuan için her birisi bilinçsiz bir şekilde hareket etmesine rağmen birbirlerine zarar vermeleri söz konusu değildi. Babam sürünün alfası olmasının yarattığı bir avantajdı bu oldukça büyük bir baskı vardı diğerlerinin üstünde.

Sıranın en yaşlıdan en küçüğe doğru gittiği dolunay dönüşümünde, sürü içerisinde en küçük olan benim dönüşüm zamanı gelmişti... Bacaklarımdan yukarıya doğru böbreklerim, kaburgalarım ve başım inanılmaz bir ağrıya katlanmaya başlamışlardı. Bacaklarım bu ağrıyı daha fazla kaldıramayarak kendilerini salmıştı. Dizlerimin üstüne düştüğümde ellerimi yere koyup, yerden destek alarak ayağı kalkmaya çalışıyordum her yerim çamura bulanmıştı. Üzerimdeki kıyafetler yağmurdan dolayı vücuduma yapışmıştı sırtımda hissettiğim büyük bir yanma hissi başlamıştı üzerimdeki kazağı çıkarıp kenara atmıştım. Birkaç saniye sonra gözlerim karanlıkta normalden daha iyi görmeye başlamıştı çamurun içine batmış ellerim kararıyor siyah yoğun tüyler çıkmaya başladığını gördükten hemen sonra ciğerlerimde hissettiğim acı istemsiz bir şekilde gökyüzüne bakmamı sağlamıştı dolunay bulutların arasından kendini gösteriyor gücünün yettiği kadar aydınlatıyordu gökyüzünü. İstemsiz bir şekilde bağırmaya başlamıştım hissettiğim acının nedeniydi bu kendimi durduramıyordum her yer yerim titriyordu bunun sebebi tabii ki soğuk değildi.

Sonunda dönüşümü gerçekleştirmiştim yağmur damlaları arasında diğer sürü üyelerini çok canlı bir şekilde görebiliyordum havanın kararmış olmasına rağmen. Etrafıma bakındığımda diğerlerinden biraz daha kısa olduğumu fark ettim. Fiziksel ve ruhsal olarak kendimi çok güçlü hissediyordum. Yere baktığımda gördüğüm patiler ne kadar tuhaf ve farklı gelse de güzel gözüküyordu ilk adımı atmak için sağ ön patimi ileriye atmamla yere düşmem bir olmuştu. Dört ayakla yürümek nasıldır bilmiyordum kısa süre içerisinde bunu kavrayıp koşmaya başlamıştım bile. Karnım acıkmış canım çiğ et çekiyordu, yağmurdan dolayı sadece ıslak tüy kokusu alıyordum. Beynimin içinde yankılanan sesin annem olduğunu fark ettim ona doğru döndüm açlığım en yüksek düzeydeydi ve kendimi kötü hissettiriyordu annemin yanına yaklaştığımda beynimde yankılanan sesler daha net olmaya başlamıştı "Ormana doğru yaklaş Xavier, derin bir nefes çek içine ormanın içinde bir geyik var. Onu yakalaman gerek!" daha önce hiç bir hayvanı öldürmemiştim nasıl yapacağımı bilmiyordum dolunay beni vahşileştiriyordu diğerlerine saldırma isteği vardı içimde hırlayarak onların arasından geçip sık ağaçların bulunduğu tarafa doğru yöneldim. İçime derin bir nefes çektim tam on bir kişinin farklı farklı kokularını alıyordum ama geyiğin kokusunu alamıyordum. Birkaç adım atıp bir ağacın yanına yanaştığımda ise daha derin bir nefes çekerek gözlerimi kapattım. Geyiğin kokusunu alıyordum ondan başka yaşayan canlılarda vardı ormanın içerisinde. Sesleri de daha iyi duyabildiğimi fark ettiğimde geyiğin nefes alıp verişini duyabiliyordum. Koku ve sesler ile burnum ve gözlerim bana rehber olacaktı geyiği bulmam için...

Ormanın içinde ağaçların arasında süzülüp gidiyordum adeta dakikalardır koşuyor olmama rağmen en ufak bir yorgunluk hissetmemiştim ve nefes alıp-verişim ise bozulmamış gayet ritmik bir şekilde devam ediyordu. Avlanmak nedir daha bilmiyordum geyik beni gördüğü gibi koşmaya başlamıştı. Peşinden koşarken çalıların arasından geçmiştim ve derimin çizildiğini hissettim o sırada acısını hissetmiştim ama neredeyse canımı hiç yakmamıştı. Geyik gittikçe uzaklaşıyordu yavaşladığımı fark ettiğimde beynimin içinde tekrar bir ses yankılandı bu sefer ki babamındı "Koş evlat, günün birinde güçlü bir Alfa olmak istiyorsan ilk bunu başarman gerek! Koş!" ses beynimde yankılanırken gözlerimi kapatmış karambole koşuyordum bir ağaca çarpma şansım vardı fakat çarpmamıştım. Sözün yarattığı etki ile gözlerimi açtım istemsiz bir şekilde büyük bir hırıltı koparmıştım ki yankılandığını duydum. Daha önce televizyonda gördüğüm yarış atları gibi hızlı koşuyordum sanki belki de daha hızlı. Daha bir dakika dolmadan geyiğe yetişmiştim hatta az farkla önüne geçmiştim sağımda koşmaya devam ediyordu. Geyiği yakalamak için çarptığım da kaburgalarının kırıldığını duydum iki yada üç metre olmalıydı şimdi aramızdaki mesafe. Acı içinde inliyordu ona doğru yaklaşırken öldüremeyeceğimi düşünüyordum ki dişlerimi geyiğin boğazına geçmiş bir şekilde buldum etini tutup çektiğimde kopmuştu etrafa kan sıçramıştı. Et öyle lezzetli geliyordu ki dakikalar içerisinde ortada sadece geyiğin kemikleri kalmıştı. Ulumayı bilmediğim halde dolunaya bakarak başımı havaya kaldırıp ulumaya çalıştım çok ince bir ses çıkmıştı ortaya. Aklıma koşarken babamın cesaret verdiği konuşması geldiğinde ise o cümleler etkisini kaybetmeden tekrar kabartmıştı beni. İkinci denemem de ise ulumayı başarmış az öncekine göre kalın ama yaşımın küçük olmasından dolayı ince bir uluma çıkmıştı boğazımdan.


Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Maximilian Beljean
Gelecek Postası Editörü
Gelecek Postası Editörü
avatar

Gerçek Adı : G.
Mesaj Sayısı : 120
Kan Durumu : Melez
Kişisel Özelliği : Beyefendi
Rp Partneri : Sedona

MesajKonu: Geri: Xavier John Redmond-Puan Yükseltme   Çarş. 6 Ağus. - 14:24:25

    Hak ettiğiniz rp puanındasınız. Rp puanınızın artması veya azalması, site içinde yapacağınız rplerle belli olacaktır.

_________________

A lot alike:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Xavier John Redmond-Puan Yükseltme
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Karakter ve Rol Dünyası :: Oyun Vadisi :: Destek | Derslik-
Buraya geçin: