Merhaba

Foruma Hoşgeldiniz

Kayıt Olduktan Sonra Rütbe Seçmelisiniz. Ve Daha sonra Lejant Oluşturmalısınız;



 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Saklı Gerçekler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Lilith
Vampir
Vampir
avatar

Mesaj Sayısı : 71
Kişisel Özelliği : Kindar

MesajKonu: Saklı Gerçekler   Salı 5 Ağus. - 19:32:17

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lilith
Vampir
Vampir
avatar

Mesaj Sayısı : 71
Kişisel Özelliği : Kindar

MesajKonu: Geri: Saklı Gerçekler   Salı 5 Ağus. - 20:02:37

Açlık… Kana susamışlık…

Atmak zorunda olmayan kalbi deli gibi hızla atıyor, bir insanmışçasına tüm vücuduna adrenalin sargılıyordu. Ya da kadın, o anın heyecanıyla böyle olduğunu hayal ediyordu. Koku duyusu açlığıyla birlikte son seviyeye vurmuştu. Çevredeki en ufak hayvanın, kokusunun olmadığını düşünebileceğiniz böceklerin bile, kokuları burnundan geçerek tüm vücuduna akın ediyor, açlığını iyice arttırıyordu. Karar verip bir şeyler yemeliydi. Uygun av ararken fazla dolanmıştı ve kendisini kaybetmenin eşiğine geliyordu.

Işınlanırcasına atladı karşısındaki dalın tepesine. Hızının hafif esintisiyle birkaç yaprak hışırdamış, bir tavşan koşarcasına çalıların arasına dalmıştı. Gözlerini başka yöne çevirdi. Yasak Orman’ın nacizane yaratıkları her yerdeydiler. Buraya girmek kolay olmamıştı; o kadar korumalı yere yarasız beresiz girdiği için şanslıydı belki de. Ama değeceğini her bir ücresinde hissediyordu kadın. Uzun zamandır beslenmemişti, bitkin düşmüş, kendini kaybetmenin eşiklerinden dönmüştü. Burada beslenebileceği büyülü yaratıklar ona kolaylıkla kaybettiği enerjiyi sağlardı. İnsanlardan beslenmekten daha iyi sonuçta, öyle değil mi? Tabii hiçbir tat insan tadına benzemiyordu, hiçbir koku da o kadar tatlı değildi; ama kendisine verdiği bir söz vardı: Masum insanlardan beslenmeyeceğim. Bu düşüncenin ardından etrafa tekrar bir baktı. Belki bir tek boynuzlu bulurdu. Efsaneler tek boynuzlu kanının insanı ölümsüz kıldığını, fakat lanetlediğini söylerlerdi. Vampirlikten pek de farklı sayılmaz sonuçta. Bu fikir ona her ne kadar mantıklı gelse de, daha fazla lanetlenme fikri bir damla korkutuvermişti o anda. Gün ışığına çıkamamak bile ölümden beterken, daha kötüsünü düşünemiyordu. Hiçbir şey yapmadan, bir kütüphaneye giderken lanetlenmesi yetmezmiş gibi…
 
Bir sonraki dala atladı. Az önce kaçan tavşanı çalıların ardında görebiliyordu. Kanının akışını buradan bile  hissedebiliyordu. Sivri dişleri bir anda diş etinden çıkıverdi. Ağzı sulanmaya başlamıştı bile. Atıştırmalığı kendisinden iki metre aşağıdaydı. Derin bir nefes aldı alışkanlıktan ötürü. Ağaçtan destek alarak hızla yere atladı. Bir saniye içinde iki metreyi geçmiş, tavşanın yanına inmişti. Tavşan bir an için kaçışmaya çalışsa da, kadın onu bir eliyle yakalayıverdi kulaklarından. Kafasını kaldırıp göz hizasına getirdi. Dişleri ay ışığıyla parlıyor, korkutucu bir görüntü salıyordu. Tavşan da öyle düşünmüş olmalıydı ki hızla debelenmeye başlamıştı. “Çok sevimlisin. Başka bir zamanda, başka bir yerde tanışsak ev hayvanım olabilirdin. Ama açım.” Cümle biter bitmez dişlerini debelenen tavşanın şah damarına batırdı. Kan dişlerinden diline doğru süzülürken açlıkla yutkunup daha da batırdı dişlerini. Bir dakika boyunca kendini kaybetmiş, bu esnada tavşanın neredeyse tüm kanını emmişti. Açlık, diye geçirdi içinden. En azından atıştırmalığı açlığını bir nebze dindirmişti. Ama bir yandan da daha fazla yemesi gerektiğinin farkındaydı. Tavşanı yavaşça çalıların arasına bıraktı. Eğilirken siyah ceketinin ve siyah çizmelerinin üstüne damlayan kan lekelerini fark etti. Lanet olsun. Bunlara epey para vermişti. Kan lekesiyle kirletemeyecek kadar değerliydiler. Eliyle biraz silmeye çalıştı, başarısız olmuştu.

Kan lekesiyle uğraşırken bir anda burnuna hoş bir koku geldi. Çizgi filmlerde kedilerin turta kokusuna uçarak çekilmesi gibi bir şeydi bu. Sanki birisi veya bir şey onu bir koku aracılığıyla yanına davet ediyordu. İnsan kokusu gibiydi. Etrafına baktı. Yasak Orman… Yaratıklar ve daha fazlası… İmkansız diye düşünürken fark etti çoktan kokuya doğru yürümeye başladığını. Arttıkça tanıdık gelmeye başlamıştı koku. Çıkarabileceği kadar tanıdık değil; ama yine de tanıdık. Hızla bir dala atladı ve kokuya doğru, bu sefer bilinçli olarak, hızlı zıplamalarla ilerlemeye başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gisela Müller
İksir Profesörü
İksir Profesörü
avatar

Gerçek Adı : Beyza
Mesaj Sayısı : 99
Kan Durumu : Safkan
Taraf : Maradh
Kişisel Özelliği : Burnu estetik, obsesif
Rp Partneri : Uzatmalım Adolfo
Özel Yeteneği : Pür Veela

MesajKonu: Geri: Saklı Gerçekler   Salı 5 Ağus. - 21:21:24

    'Şunlardan birkaç tane daha alayım.' dedi kendi kendine konuşurken sesini kontrol edemeden. Hemen etrafına bakındı, kimse duymamıştı. Kolunda büyükçe bir bel çantası taşıyordu, birkaç viski şişesi doldurmuştu içine. Etrafta birinin görmesi hiç iyi olmayacaktı. Bir profesörün gece yarısı elinde içki şişesiyle yakalanması hoş karşılanmazdı elbette. Henüz okul açık değildi, öğrencilerine mahcup olmazdı fakat lanet profesörlerin yıllarca dilinden düşmeyeceğine emindi. Okulun kapalıyken ne kadar sıkıcı olduğunu düşündü, ürpertici sessizliği, bomboş koridorlarıyla... Evet, mesleğini seviyordu Gisela. Buralara kadar gelmiş olmak onun için sonsuz bir gurur kaynağıydı. Aile desteğinden tamamen yoksun büyümüştü oysaki. Babası, bir vampir saldırısı sonucu canavara dönüşmüştü. Gisela'nın tiksindiği o iğrenç kokulu yaratığa. Sonrasında terk etmişti onu ve annesini. Yıllarca korkuyla büyütmüştü annesi onu, babasının zarar vermesi ihtimali korkutuyordu onu. Diken üstünde bir gençlik geçirmişti Gisela. Ta ki mesleğini kazanıp o lanet olası evden uzaklaşana kadar. Arada bir mektuplaşıyordu annesiyle fakat sıklığı git gide azalıyordu doğrusu. Yeniden sıkıntılı dönemlerine geri dönmek, hatta o dönemleri hatırlamak dahi istemiyordu Gisela. Haklıydı da...

    Hızlı adımlarla uzaklaşıyordu okul binasından. Etrafını kolaçan etmeye çalışmaktan boynuna ağrı girmişti. Bir eliyle sürekli çantasını yokluyordu. Bu gece biraz yalnız takılacaktı, yasak ormanda. Ağaçlar git gide sıklaşıyor, ayışığı seyreliyordu. Bir ağacın büyük gölgesine oturdu yavaşça ve çantasından kırık dökük, eski bir yan flüt çıkardı. Etrafına bir bakındı, sesten etkilenip gelen bir büyücü olsun istemezdi. Parmaklarını narince yerleştirdi enstrümanına. Ve üflemeye başladı... Müziğin ahengi gecenin karanlığına karışıyordu. Gisela'nın saçları birden dalgalanmaya başladı, hafif bir rüzgara karşı gelirmişçesine. Teninin beyazlığı ormanın karanlığından rahatça seçilebiliyordu. Bunu yapmayı seviyordu Gisela, her gece gelip doğayı etkilemekten zevk alıyordu. Toprağın altından çıkagelen yılanlar, fareler sanki bir insan sıfatı bürünmüş ve hayranlığını gösteriyorlardı. Ağaç dallarına konan kuşların ötüşü Gisela'yı alkışlar gibiydi.

    Bir çıtırtı duyup ürküldü Gisela. Reflekslerini kontrol edemeden elindekini yere düşürdü. Etrafında dönüyor fakat bu gittikçe yaklaşan sesin nereden geldiğini çıkaramıyordu. Yanındaki yaratıkların hepsi müziğin etkisinin geçmesiyle yuvalarına dağılmıştı. Bir anda zifiri bir sessizlik hakim olmuştu ormana. Tüyler ürperten karanlık, sessizliği daha da ürkütücü hale büründürüyordu. Gisela, bir anda ensesinde bir el hissetti, boynunda ise sivri tırnaklar. Arkasına bakmaya cesaret edemedi, ne ile karşılacağıyla ilgili hiçbir fikri yoktu.

_________________


Pür Veela dans ederken sizin gördüğünüz:
 

Aslında olan:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lilith
Vampir
Vampir
avatar

Mesaj Sayısı : 71
Kişisel Özelliği : Kindar

MesajKonu: Geri: Saklı Gerçekler   Çarş. 6 Ağus. - 13:16:24

Koku ciğerlerine tüm hızıyla dolarken, kulaklarına tatlı bir melodi çalınmaya başlıyordu. Kadının asla erişemeyeceği o cennet denen yerden gelen bir ses gibiydi sanki. Atladığı bir sonraki dalda durdu. Bu güzellikten bir damla korktuğunu reddedemezdi. Yasak Orman gibi bir yerde en güçlü yaratık o değildi ve bu ses avını kendisine çekmek için çıkarılan bir ses olabilirdi. Ve ben koşarak gidiyorum. Ağır hareketlerle, bir sonraki adımını düşünerek ve aşağıyı izleyerek hareket etmeye başladı. Duraksamaları sebebiyle öncesine göre daha fazla ses çıkarıyordu, ama umrunda değildi. Bir saldırı olasılığında hızıyla kaçabilirdi.

Bu aksiyon ve korku sahnesi sırasında tüm açlığını unutmuştu. Kokuya artık birkaç metre kaldığında merak hissiyle yanıp tutuşuyordu. Son üç metrede melodi durunca kadın da durdu. Fark mı edilmişti yoksa? Düz kokuya gitmek yerine biraz sola atlayıp uzaktan görebileceği bir açıya gitmeye başladı. Otuz saniye içinde bir dala oturmuş, kendi etrafında dönen sarışın kadına bakıyordu. Gözü yerdeki çantaya ve yan flüte takıldı. Ve ben de onu avcı sandım. Aşağıda korkuyla dönüp duran şey, müzisyen bir kadından başka şey değildi. Arkasını döndüğü bir sırada hızla arkasına atladı ve yere sessiz bir iniş yaptı. Sarışın kadının ani bir hareket yapmasına izin vermemek adına elini boynuna doladı ve tırnaklarını etine batırmamaya özen gösterek hafifçe değdirdi.

Kadını önünde itekleyerek ağaca doğru götürdü. Boğazını saran elleri çok hafif genişledi. Sol eliyle kadını kendi etrafında döndürüp sağ elinin parmaklarını tekrar sıktı. Artık kadına bakıyordu. Suratındaki hafif korku tabii ki de gözden kaçmıyordu. Ama buna şaşırmadı, kendisi bir melodiyle bile irkilmeyi başarmıştı az önce. Melodi… Yüzünü iyice kadının yüzüne yaklaştırdı. Mavi gözlerinden birkaç santim uzakta duruyordu şuan. Dışarıdan bakan biri öpüşeceklerini bile sanabilirdi. “Bırakacağım; ama aptalca bir şey yapma.” Yüzünü geri çekti ve elleri ince boğazı tamamen bıraktı. Hiç zaman kaybetmeden eğilip yerden çantayı ve flütü aldı. Flütü kısa bir süre inceledikten sonra çantaya şöyle bir baktı. Ağırdı biraz. Silah? Yasak ormana bir pistol ile girmek pek akıllıca bir şey olmazdı. Çantayı açıp içine hızlıca baktı. Viski. Sırıtarak viskiyi çıkardı ve çanta ile flütü kadına önüne bıraktı. Şişenin ağzını açıp koca bir yudum aldı. Yüzü refleks olarak ekşimişti. Şişeyi dudaklarından çektikten sonra ceketinin koluyla dudaklarını sildi. Sarışına dönüp şöyle bir baktı. “Gecenin bir vakti Yasak Orman’da tek başına gezmek… Ciddi misin sen?”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gisela Müller
İksir Profesörü
İksir Profesörü
avatar

Gerçek Adı : Beyza
Mesaj Sayısı : 99
Kan Durumu : Safkan
Taraf : Maradh
Kişisel Özelliği : Burnu estetik, obsesif
Rp Partneri : Uzatmalım Adolfo
Özel Yeteneği : Pür Veela

MesajKonu: Geri: Saklı Gerçekler   Çarş. 6 Ağus. - 20:48:55

    'Bırakacağım ama aptalca bir şey yapma!' dedi yüzünde nefesini hissettiği genç kadın. Cevap vermeden boynuna geçirdiği tırnaklarını çekti Gisela'dan. Ne yaptığına anlam veremiyordu hiç Gisela. Çantasına bakınıyordu kadın, yan flütünü inceliyordu. Saygısızca viskisini açıp yudumladı. Ah, bu takıntılı Gisela için hiç de iyi değildi. O şişeyi benden uzak tut, diyecekti ki çok daha ciddi bir durumun içinde bulunduğunu fark edince vazgeçti. Kelimeler nihayet kadının ağzından dökülüverdi: 'Gecenin bir vakti Yasak Orman'da tek başına gezmek... Ciddi misin sen?'. Hafif dalgacı ses tonu rahatsız etmişti Gisela'yı. Sanırım ikisi de birbirinden biraz korkmuştu sessizlik sırasında. Gisela, kadının ona zarar vermek istemedini sezmişti aslında. Rahat cevap vermesinin bir sebebi de buydu belki: 'Yılın bu vakti okulda yapılacak bir şey ve çıkıp gidilecek bir yer yoksa... Evet, ciddiyim.' dedi sakin ses tonunu hiç bozmadan.

    Evet, gideceği hiçbir yer yoktu. Okuldaki herkes tatil zamanı uzaklaşıyordu buradan. Kimi ailesinin yanına, kimi yakınlarıyla vakit geçirmeye... Gisela ise arada erkek arkadaşıyla vakit geçiriyordu fakat işte, onun dışında tek meşgalesi ormanda dans etmek ya da yan flütünü çalmaktı. Keyfini kaçıran bu durumu öğrenmek için bir anlığına sabırsızlandı Gisela. 'Peki ya sen? Gidecek başka bir yerin yok muydu?' dedi kibarca. Kadının niyeti belki de onu öldürmekti fakat okuldan çıkarken biraz içtiği viski onu çarpmıştı. Sakinleşmiş görüntüsü bu yüzdendi. Hem zarar verse ne olurdu ki? En fazla çevresinde bir elin parmağını geçmeyen insanlar üç beş gün üzülür ve biterdi. Bu zarar değil, Gisela için yarar bile olabilirdi doğrusu. Kadına aldırış etmeden oturduğu yere tekrar geçti. Boynundaki hafif sızlanmaya gitti eli, yavaşça bastırdı acısını azaltmak için. Gece gece nereden çıktı şimdi bu, diye düşünmeden edemedi.

_________________


Pür Veela dans ederken sizin gördüğünüz:
 

Aslında olan:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lilith
Vampir
Vampir
avatar

Mesaj Sayısı : 71
Kişisel Özelliği : Kindar

MesajKonu: Geri: Saklı Gerçekler   Çarş. 6 Ağus. - 21:44:38

Viski boğazından akıp, yerine hoş bir sıcaklığı bıraktıktan sonra dikkatini kadına topladı. Rahat bir tonla gelen cevabı duyduğunda hem garipsemiş, hem de hoşuna gitmişti aslında. Gecenin yaratıklarıyla dolu bir ormanda saçma bir flüt dışında hiçbir silah getirmeyen biri için bu rahatlık fazlasıyla çekici ve eğlenceliydi. Bu eğlence dolu kadını yavaşça süzdü. Yılın bu vakti okulda olduğuna göre profesör ya da öğrenci olmalıydı; ya da çalışan. Ama çalışan olmak için fazla alımlıydı. Öğrenci olmak içinse fazlasıyla olgun. Sormayı düşündü, sonra duraksadı. Bana ne? Umrunda olmayan bir insanın mesleğini öğrense ne değişecekti sanki?

Kadın kısa bir saniyeliğine kendi içinde düşüncelerine dalarken etrafı şöyle bir kolaçan etti gözleriyle hızlıca. Karşısındaki kadın her ne kadar zararsızsa, bunun tam zıttı olarak tek eliyle ikisinin de kafasını koparabilecek yaratıklar dolaşıyordu buralara. Temkinli olmakta daima fayda vardı. Birkaç saniye içinde kadın düşüncelerinden sıyrılıp gerçek dünyaya geldiğini belli eden soruyu sorduğunda gözleri tekrar ona döndü. Soru karşısında sırıtmadan edemedi. Viski şişesinden koca bir yudum daha aldıktan sonra kadına doğru büyük bir adım atarak tekrar dibine girdi. Ceketindeki kan izinin üstüne doğrulttu parmağını. Kadının gözleri kan lekesiyle buluştuktan sonra suratını kadının suratına iyice yaklaştırdı. Biraz korku daima eğlenceli bir olguydu. “Sence neden geldim?” Cümlenin sonunda istemsizce derin bir nefes aldı.

Bu nefes ile birlikte akciğerlerine dolan koku, kadının bir an için geriye sıçramasına sebep oldu. Kısa bir sürelik donakalmanın ardından yüksek sesli bir kahkaha attı kadına bakarak. “Bak sen. Bir veelamız var burada.” Kadının etrafında hızlı bir tur attı. “Okulda veela profesörlere izin veriyorlar mı?” İstemsizce sıkıştırmıştı profesör kelimesini araya. Merak, iç kemiren bir şeydir. O bu merak denen şey yüzünden insanlığını vermiş ve lanetlenmişti. Şimdi bu duygusundan vazgeçecek de değildi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gisela Müller
İksir Profesörü
İksir Profesörü
avatar

Gerçek Adı : Beyza
Mesaj Sayısı : 99
Kan Durumu : Safkan
Taraf : Maradh
Kişisel Özelliği : Burnu estetik, obsesif
Rp Partneri : Uzatmalım Adolfo
Özel Yeteneği : Pür Veela

MesajKonu: Geri: Saklı Gerçekler   Çarş. 6 Ağus. - 22:27:37

    Ceketindeki kan izini gördüğünde midesi kalkmıştı Gisela'nın. Evet, yasak orman bu saatlerde böyle tehlikeler barındırıyordu fakat bu çok sık karşılaştığı bir durum değildi. Aç bir vampir, önünde kahkahalar atarak onu izliyordu şimdi. Üstelik viskisinden de içiyordu hala, ah ne sinir bozucu... “Okulda veela profesörlere izin veriyorlar mı?” dedi kadın dalgacı tavırlarını üzerinden atma gereği duymadan. Kahkahaları kulak tırmalıyordu ve nefes alış-verişi nedenini bilmese de midesini bulandırıyordu. Sürekli Gisela'nın kokusunu sertçe içine çekiyordu kadın. Fakat bunu nereden bilebilirdi ki? Ah, bir vampirin bu kokuyu alması hiç de zor olmazdı tabii, diye geçirdi içinden. Beyaz yüzünü Gisela'nın yüzüne o kadar yakınlaştırmıştı ki gözalıcı ten rengi başını ağrıtıyordu. Kadın bu denli yakınımdayken elimden hiçbir şey gelmez, dedi kendi içsesiyle tartışan Gisela. Bir pür veela dansı ve müziğiyle tüm karşıt ırkları etkisi altına alabilirdi fakat başlangıcı yapmasına ihtimal vermeyecekti bu kadın. Çaresizliğin verdiği bakışları takınmamak için binbir takla atıyordu kendi içinde. Elinden bir şey gelmiyordu, korkusuyla yüzleşecekti o an. Kadının buraya girmesi yasaktı, bir de okula gidip durumu bildirecek değildi ya? O halde tek ihtimal ona zarar verebilmesiydi. Bu da umrunda değildi açıkçası. 'Burada kendimle baş başa kalmaya çalışıyorum..' dedi ve duraksadı ismini bilmediğini vurgulayarak: 'Her kimsen...'

    Bir vampirle karşı karşıya ve çaresiz kalmış haline göre fazla cesur sözlerdi bunlar. Sivri tırnaklarıyla boynunu kesmesi yalnızca birkaç saniyesini alırdı halbuki kadının. Eh, ipin ucu kaçtı bir kere, diye düşünerek lafına devam etti Gisela: 'Evet, şimdi gidersen sevinirim.'. Kadının değişen bakışları hiçbir korku yaratmamıştı içinde. Ürkütücü sessizliği bir baykuş bozmuştu o an. Baykuşun sesi Gisela'yı bir anda korkutmuştu ve sesin geldiği yöne doğru bakmaya yeltendi. Endişelenecek bir şey olmadığını fark etmesiyle ağaç dalına takılıp yere kapaklanması bir olmuştu. Avcunun içi kanıyordu, yumruğunu sıkıp bunu vampir kadından gizlemeye çalışsa da boş uğraşlar içerisinde olduğunu biliyordu.

_________________


Pür Veela dans ederken sizin gördüğünüz:
 

Aslında olan:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lilith
Vampir
Vampir
avatar

Mesaj Sayısı : 71
Kişisel Özelliği : Kindar

MesajKonu: Geri: Saklı Gerçekler   Çarş. 6 Ağus. - 22:51:27

Karşısındakinin cesaret ve öz güveni kadının içinde bir şeylerin hareketlenmesine sebep olmuştu. Bir avcının avıyla oynaması gibi oynamak istiyordu onunla. Yırtıcı güçleri devreye girmişti. Ama hayır. O insanlardan beslenmezdi hak etmedikleri sürece ve karşısındaki kadın kesinlikle hak etmiyordu. Kendi başına zaman geçirmek için ormana çekilmişti. Yanlış orman. Onun hatasıydı buraya girmek. Tüm iç benliği ona bunu bağırıyordu. Buraya gelmemeliydi, hak etti. Beş yüz yılın verdiği güçle iç sesine karşı tüm gücüyle baskı uyguladı. Birkaç nefesten sonra, tekrar insani özelliklerini geri kazanmıştı. “-gidersen sevinirim.” Kadın tek kaşını kaldırıp baktı karşısındaki veelaya. Gittikçe artan cesaretine karşı hayranlık duymadan edemiyordu. Başka zaman tanışmış olsalar ona bir içki bile ısmarlardı. Şimdiyse, onun getirdiği içkiyi içiyordu.

Şişeyi dudaklarına doğru götürdü tekrardan. Şişenin camı dudaklarına değerken bir baykuş geceye doğru çığlık attı. Kılını bile kıpırdatmayan kadına, bu ses melodik gelmişti. Gecenin güzel parçalarından biri. Viskiden yudum almak üzereydi ki bir patırtıyla şişeyi dudaklarından çekti. Gördüğü manzara karşısında tekrar bir kahkaha attı. Veelaya doğru yaklaşıp, koltuk altlarından tutarak kaldırdı onu. “Bir vampire kafa tutuyorsun, ama bir baykuş ödünü koparıyor. “ Gözleri kadının elindeki yaraya doğru giderken kahkahası yavaşça azalarak sonlandı. Kan kokusu açlığını tekrar hatırlatmıştı ona. Gözleri yavaşça yukarı doğru çıktı. Şah damarından pompalanan kanı artık net bir şekilde duyuyordu. Kanın kokusu ise beni iç dercesine burnuna hücum etmişti. Açlığına yenilmek üzereyken tekrar bir donma anı yaşadı.

Koku… Kadına yaklaşıp kadının boynunu koklamaya başladı. Burnu boynundan kanayan ele doğru hızlı nefes almalarla ilerledi. En sonunda elini tuttu ve dudaklarına getirdi. Kısa bir koklayışın ardından dudaklarını veelanın avucuna bastırarak birkaç damla kanın diline kadar gelmesine müsaade etti. Tadın verdiği şokla üç metre geri zıpladı bir anda. Hafif eğilerek gardını almıştı. Kadına şaşkınlık ve dehşet ifadeleriyle bakıyordu. “Kokunun tanıdık geldiğini biliyordum.” Tüm gücüyle eski anıların ve pişmanlıkların beynine hücum etmemesi için çabalamaya başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gisela Müller
İksir Profesörü
İksir Profesörü
avatar

Gerçek Adı : Beyza
Mesaj Sayısı : 99
Kan Durumu : Safkan
Taraf : Maradh
Kişisel Özelliği : Burnu estetik, obsesif
Rp Partneri : Uzatmalım Adolfo
Özel Yeteneği : Pür Veela

MesajKonu: Geri: Saklı Gerçekler   Çarş. 6 Ağus. - 23:06:40

    Kadının kahkahaları ormanın sessizliğini bir hayli bastırıyordu. Gisela'nın elindeki kanı fark edince sessizlik tekrar hakim olmuştu ormana. Kadın, Gisela'yı yavaşça kaldırdı ayağa ve elini avucuna aldı. Bir vampirin elindeydi kan içinde kalan elleri Gisela'nın. Korku tohumları yavaşça sarmaya başlamıştı vücudunu. Beyninde düşünceler birbirini kovalıyor, kaçışın bir yolunu arıyorlardı. Fakat nafile, kadının dudakları Gisela'nın elleriyle kavuşmuştu ve dili hafifçe kana değiyordu. Ah nereye düştüm ben, diye düşünmeden edemedi Gisela. İğrenç bir his, iğrenç bir koku ve kan içinde kalan eli. Gereğin fazla obsesif ve titiz olan Gisela, bulunduğu durumu umursamaya fırsat bulamıyordu ki. Midesinin kalkmasıyla boğazından ağzına bir baskı oluşuyordu. Gözü hafifçe kararıyor ve düzeliyordu, üst üste birkaç kez.

    Kadının birden geriye doğru zıplamasıyla kendine gelmişti. Birkaç saniye daha dibinde o kadın olsaydı, kusacaktı da zaten. Evet, vampirlerden nefret ediyordu Gisela. Babasını vampire çevirip elinden alan onlardı. Ailesini bir zevk yüzünden paramparça eden iğrenç yaratıklardı onlar. Görmeye bile tahammülü yokken bir vampirle yasak ormanda dip dibe kalmıştı. Ne büyük şanssızlık... Kadın ürkütücü bir şaşkınlıkla konuştu: 'Kokunun tanıdık geldiğini biliyordum.' dedi. Ah, bir de aklını yitirmiş diye geçirdi içinden Gisela, pis bir vampir olması yetmiyormuş gibi bir de aklının yerinde olmaması zorlayacaktı onu epey. Gisela'yı nereden tanıyor olabilirdi ki? Tanıdığı tek vampir lanet olası babasıydı, onunla da annesini terk ettiğinden beri hiç görüşmemişti. 'Sen neyden bahsediyorsun?' dedi Gisela sesini kontrol etmeye çalışarak. Cevabını bilmek istemiyordu doğrusu. Daha fazla bu saçmalığıa katlanamayacağını düşünerek geri çekildi: 'Aklını yitirmişsin.' dedi ve arkasını dönüp bir adım attı.

_________________


Pür Veela dans ederken sizin gördüğünüz:
 

Aslında olan:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lilith
Vampir
Vampir
avatar

Mesaj Sayısı : 71
Kişisel Özelliği : Kindar

MesajKonu: Geri: Saklı Gerçekler   Perş. 7 Ağus. - 16:13:20

Veela’nın sorusuna cevap vermeyi düşündü bir an. Sonra vazgeçti. Ne diyecekti? Babanı vampir yaptım, kokunda oradan tanıdık geldi. Kanının tadı da aynı, akrabalık ilişkilerinden sanırım. Kesinlikle veelanın sakinleşmesini sağlardı bu. Cevap vermeme fikri iyice sağlamlaştı. Yıllardır unutmaya çalıştığı olay, o büyük hata, en sonunda dönüp dolaşıp karşısına çıkmıştı işte. Yaptığından çok da pişman değildi aslında. Hak etmişti, ceza vermeliydi. Ama tanrının belası olan bu laneti bulaştırmayı istememişti. Hatta adamı düşününce, bir cezadan çok ödül bile olmuş olabilirdi ona. Sonsuz yaşam… Onun gibi bir herif bu ölümsüzlüğü, ekstrem duyu hislerini kendi çıkarları için pekâlâ kullanabilirdi. O gece kendisine hakim olup doğru yerde bırakmalıydı. Adamın vücudunda nasıl kanı olduğunu bilmiyordu bile. Belki de öpüştükleri sırada kadının dudağını hafif ısırıp kanatmıştı. Bir damla kan bile sebep olmuş olabilirdi buna. Sonuç olarak pişmandı, evet. Kendisini durdurması gerekirdi; ama başaramamıştı.

Veela’nın sözleri onu geçmişin karanlık anlarından çekip çıkardı. Arkasını dönmüş yavaşça ilerleyen sarışına baktı. Gitmesine izin vermek herkes için en iyisi olabilirdi. Ama hayır. Tabii ki de içindeki o kontrol edemediği, bir şeyler yapma hissi bu mutlu sona izin vermeyecekti. “Andrew-“ Kadından bir tepki görmek için kısa bir duraksamada bulundu. Kadının da duraksamış gibiydi. “-ismi sana tanıdık geliyor mu?” Çünkü ben asla unutamayacağım.

İçten içe kadının ‘hayır’ diyerek yoluna devam etmesini umuyordu. Daha önce bir kokuyla ve tatla bir akrabalık ilişkisinin farkına varmamıştı. Yanılıyor olması pek mümkündü. Ama o gece aldığı koku ve tatlar hiçbir zaman bünyesinden tamamen çıkamayacaktı. Reddetmek istese de, içinde, çok derinlerde bir yerlerde biliyordu doğru kişiyle konuştuğunu. Yaşını göz önüne alınca kızı olduğu kanaatini getirmişti. Adamın bir kızı olduğunu bilmiyordu. Eşi vardı; ama kızdan bahsedilmemişti hiç. Ama hak etti, aldatıyordu. Ben olmasam karısı daha büyük acı çekecekti. Bu sözler daima kendine güvenini sağlamış, haklı bir şey yaptığının bilinciyle pişmanlığını engellemişti. Ama bu gece, karşısındaki veelaya bakarken işler farklıydı. Pişmanlık tüm vücuduna yayılıyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gisela Müller
İksir Profesörü
İksir Profesörü
avatar

Gerçek Adı : Beyza
Mesaj Sayısı : 99
Kan Durumu : Safkan
Taraf : Maradh
Kişisel Özelliği : Burnu estetik, obsesif
Rp Partneri : Uzatmalım Adolfo
Özel Yeteneği : Pür Veela

MesajKonu: Geri: Saklı Gerçekler   C.tesi 9 Ağus. - 17:53:09

    'Andrew ismi sana tanıdık geliyor mu?' dedi kadın Gisela arkasını dönüp giderken. İstemsizce duraksadı Gisela fakat arkasını dönmemişti. Andrew, yıllardır adını başkasının ağzından duymuyordu belki de. Ne düşünmesi gerektiğini bilmiyordu. Duyunca duygularında en ufak bir değişiklik olmadığını fark etmek onu bir an için üzmüştü. Yıllar önce kaybettiği babasını tanıyan biriyle karşılaşmıştı fakat dönüp nereden tanıdığı soracak cesareti kendinde bulamıyordu. Lanet ettiği o hayatına tekrar dönmeyi aklının ucundan bile geçirmiyordu. Burada mutluydu, bir veela olmasına rağmen okulda profesörlük yapıyordu. Sevdiği arkadaşları ve bir sevgilisi vardı. Artık babasına ihtiyacı yoktu doğrusu. Kadının sesi Gisela'nın beyninde yankılandıkça kafayı yiyecek gibi olmuştu. Arkasını dönmeden cevap verdi: 'Andrew, babam...'

    Yıllar sonra bu iki kelimeyi bir araya getirmiş olmak garip hissettirmişti. Evet, her ne olursa olsun Andrew, onun babasıydı. Annesini aldatıp aileyi yıkmaya sebebiyet vermiş olsa da bu gerçeği kabullenmesi gerekiyordu o an. Kadının ne diyeceğini merak ediyordu, kalp atışlarının hızlandığını hissedince arkasını döndü ve kadının gözlerinin içine baktı. O taşlaşmış kalbinin aksettiği soğuk gözbebeklerini inceledi ona doğru yakınlaştıkça. 'Peki sen, Andrew'i nereden tanıyorsun?' dedi cevabını bilmek istediğinden emin olmamasına rağmen. Belki de babasının annesini aldattığı kadındı. İşte o zaman, ne yapacağını bilemezdi. Ailesini dağıtan bu kadını burada parçalardı. Birkaç saniyelik dansı farklı ırklardaki herkesi uyuşturabilirdi. Artık o kadından korkmuyordu, vücudunu parçalara ayırabilmek için sabırsızlanıyordu adeta. Kadının değişen o dalgacı, güçlü tavırları yerini samimiyetsiz bir masumiyete bırakmıştı. Sessizliği bozmak adına 'Evet?' diye sordu Gisela. Huzursuz günlerinin geri gelmemesini kalbinin en derinliklerinden dileyerek kadının gözlerine bakıyordu.

_________________


Pür Veela dans ederken sizin gördüğünüz:
 

Aslında olan:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lilith
Vampir
Vampir
avatar

Mesaj Sayısı : 71
Kişisel Özelliği : Kindar

MesajKonu: Geri: Saklı Gerçekler   Ptsi 11 Ağus. - 9:57:29

Veela olduğu yerde kalınca doğru yere nişan aldığını anlamıştı. Sezgileri yeni bir konuda bile olsun vampir kadını yanıltmamış, ona doğruların gün yüzüne çıkmasında yardımcı olmuştu. Buna rağmen hala niye orada, ormanın ortasında, en büyük pişmanlığının yansımasıyla durduğu konusunda en ufak bir fikri yoktu. Belki bir nevi af dileme, günah çıkarma olabilirdi bu kendisini terk eden tanrıdan. Belki kendisini anlatmak, haklı olduğunu belirtmek ve kendi içini rahatlatmak istiyordu. Sebebinin üstü kara bir örtüyle kaplı da olsa duruyordu orada. Veelanın dudaklarından çıkan doğrulama sözcükleri bir anlık kaçma hissi uyandırsa da durmaya devam etti öylece.

En nihayetinde veela ona dönüp yüzyüze geldiklerinde, bir saniyelik kaçamak ardından gözlerini gözlerine dikti veelanın. Artık ona eğlenceli bir avmış veya yaratıkmış gibi bakamıyordu. O gözlerde bir şekilde Andrew’i görüyordu. Surat hatları da onun hatları… Vampir kadının kafasında veela yavaşça Andrew’e dönüşmeye başlayınca hızla başını iki yana sallayıp gerçekliğe döndü. Karşısındaki o değildi. Ve aslında o tüm yaşadıklarını hak etmişti, bu kadar basit. Hafifçe sırtını dikleştirdi ve kendine güvenir bir görünüme yavaşça geçti. Bu sırada veelanın sorduğu soru bu güveni yıkmayı kıl payı sıyırtmıştı. Cevap vermek istemedi. Mecbur muydu ki? Yalan da söyleyebilirdi. Vampirlerin takıldığı bir barda gördüm, senden bahsederdi dese de kadının bir şey fark etmeyeceği aşikardı. Ama doğruları ona borçluyum. Veeladan gelen ısrarcı soru karşısında derin bir nefes aldı. Çok uzun zamandır ilk defa kendisini insan acizliğinde, zayıf bir yaratık olarak hissediyordu ve bu bir şekilde ona iyi gelmişti.

Öne doğru bir adım attı. Kadının gözlerine baktı. Derin nefesiyle gelen veela kokusu beyninde şimşekler çaktırıp kendisini güvene almasını bağırsa da bir şey yapmadı. O, onun babasını elinden aldıysa, veelaya da hiç yoktan bir şans tanımalıydı. “Bakışlarından anladığım kadarıyla çoktan tahmin ediyorsun.” Çok kısa bir duraksamayla hemen devam etti. “Anlamadığım, daha doğrusu bilmediğim tek şey hikayenin size anlatılış yönü.” Gözlerini veeladan ayırmıyordu. Dansa dair en ufak bir harekette kulağını kapayıp buradan hızla kaçacaktı. En azından bunu yapabilirdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Gisela Müller
İksir Profesörü
İksir Profesörü
avatar

Gerçek Adı : Beyza
Mesaj Sayısı : 99
Kan Durumu : Safkan
Taraf : Maradh
Kişisel Özelliği : Burnu estetik, obsesif
Rp Partneri : Uzatmalım Adolfo
Özel Yeteneği : Pür Veela

MesajKonu: Geri: Saklı Gerçekler   Paz 17 Ağus. - 11:24:56

    Evet, hayatının en güzel geçmesi gereken yıllarını bir çırpıda mahveden, onu babasız ve sonrasında ailesiz bırakan bu kadındı işte. Fakat nedense durumun gereklerine göre davranmıyorsu o an Gisela. Eline bir şey geçmeyecek olsa bile, canını gram acıtmayacağını bilse bile kafasına bir yumruk geçirmek istemeliydi en azından. Ama istemiyordu bunu, bu duygusuzluğu içten içe ürkütmüştü onu. Yalnızca çekip gitmek istiyordu oradan. Nefret ettiği geçmişini, yaşayamadığı çocukluğunu aklından çıkarıp atmak istiyordu. Gecesini mahveden bu kadın olmasaydı başarıyordu da bunu. Artık alışmıştı çünkü kimsesiz yaşamaya, birkaç arkadaşı be sevgilisiyle hayatını sürdürmeye. Evet, ailesine ihtiyacı vardı belki de. Her yaşta, çocuklukta da yaşlanınca da yanında ailesi olsun isterdi fakat onu terk edip giden babasından bunu yapmasını istemezdi. Neden istesin ki? O sonsuz bir yaşamı seçmişti ailesiyle mutlu bir ömür geçirmek yerine...

    Kadının az önceki kendin güvenir halinden eser yoktu. Belli etmemek için özellikle uğraş gösterse de Gisela bunu kolaylıkla anlıyordu. Gözündeki pişmanlık mıydı yoksa acıma duygusu mu? İşte buna bir açıklama getiremiyordu yalnızca. Fakat önemi yoktu, bir insan düşmanını pişmanlığı için düzgün karşılamak zorunda hissetmiyordu, hissetmesi gerekmiyordu da. Nasıl davranması gerektiğini bilmiyordu yalnızca. Elini beline mi koymalıydı, gereksizce bir damla gelen gözyaşını tutmalı mıydı, bu sorularının hiçbir cevabı yoktu işte. Evet, yalnızca hiçbir şey semeden okula dönmek istiyordu Gisela. Öyle de yapacaktı. Kadının ruh halinin değiştiğini gözleri akseden bakışlarından anlıyordu. Söylediklerine cevap vermeden sessizce arkasını döndü. Birkaç adım ilerledi. Korkmuyordu artık olacaklardan, ormanın karanlıklarına doğru ot çıtırtılarıtyla beraber uzaklaştı.

Spoiler:
 

_________________


Pür Veela dans ederken sizin gördüğünüz:
 

Aslında olan:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lilith
Vampir
Vampir
avatar

Mesaj Sayısı : 71
Kişisel Özelliği : Kindar

MesajKonu: Geri: Saklı Gerçekler   Ptsi 18 Ağus. - 19:01:51

Kendisinden yavaşça uzaklaşan kadını süzdü gözleriyle. Çok uzun zamandan sonra, atmayan kalbi tam anlamıyla insani duygularla dolmuştu. Pat.Veela’nın çıkardığı dal çatırtıları haricindeki sessizlikte yankılanan ses bir an vampiri dondurdu. Gözlerini yavaşça aşağı çevirirdiğinde, yerdeki bir damla kan onu dondurmaktan çok daha öte hale getirmişti. Şok denenebilirdi belki. Ağlıyor muyum? İnce beyaz parmaklarını gözlerinin altına götürdü. Parmaklarına bulaşan ıslak ve sıcak şeyi görmek için elini göz hizasına kaldırdı. Yarım saat öncenin açlığına rağmen gördüğü bu kan midesini bulandırmıştı. Zayıflık hiçbir zaman kabul etmediği bir şey olmamıştı; ağlamaksa zayıflığın en büyük işaretiydi daima. Derin bir nefes aldı. Kanlı yaşlarını bastırmaya çalıştı gözlerini kırparak. İlk damlayı takip eden birkaç kan damlacığının da yanaklarından akarak, önceki arkadaşlarının yolunu takip ettiğini hissedebiliyordu. Uzun zamandır oluşan bu ilk zayıflık anı, ona gerekli işaret olmuştu.

Vampir olmaktan pek hoşlanmadığı su götürmez bir gerçekti daima. Her ne kadar yüce Lilith’in izinden gitmek onun için bir onur olsa da insanlığı daima sevmiş, bunu da bir lanet olarak görmüştü. Ama her iyi şeyin bir kötü yanı olabileceği gibi, her kötü şeyin de bazı iyi yanları mevcuttu elbet. Bu durumda ise bu lanetin iyi yanı verdiği güçlerdi. Hızlı koşmak gibi. Tüm gücüyle koşarak birkaç saniye içinde veelanın önüne geçmişti. Yüzündeki kan yolunun sıcaklığını tekrar hissettiğinde ceketinin koluyla gözlerini hızlıca sildi. Kendisine yeni bir ceket alması gerekecek veya tüm gününü evde çamaşır yıkayarak geçirecekti belli ki. Kadına doğru bir adım attı. Korkutucu olmaya çalışmaktan çok, arkadaş canlısı, biraz da ürkek bir görünümü vardı vampirin. “Sorumun cevabını bekliyorum.” Tehditkar gözükebileceğini fark ederek bir adım geri attı ve bir ağaca sırtını yasladı. Üstünde bu kadar fazla yük var gibi hissederken ayakta durmak bile zor geliyordu kendisine. “Yıllardır aklımda olan sorunun cevabını almaya hakkım var sanırım; senin de sorularının cevaplarını almaya hakkın olduğu gibi.”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Saklı Gerçekler
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu :: Bahçe :: Yasak Orman-
Buraya geçin: